AYAK İÇİ PASLAR AYAK DIŞI CÜMLELER

Mustafa Nuri Gürsoy

8 Eylül 2017
Mustafa Nuri Gürsoy

Bayramın dördüncü günü oradaydım.

Önce;
Antrenman..
Sonra;
Bayramlaşma..
Antrenman sırasında, tüm futbolcular resmi kıyafetleri ile sahadaydılar.
Bense;
Günlük libaslarımla sandalyeden antrenmanı izlemekle meşguldüm.
Oysa;
Futbolcular kurumsal kombin seçimleriyle ve yardımcı antrenörler farklı kreasyonlarıyla tek tip giyinmişlerdi.
Çoraplar çekilmesi yere kadar çekilmiş, Fuat Çapa beyaz bir tişörtle farklılık yaratmıştı.
Kaleciler kendilerine ait eşofmanlarıyla takımdan ayrıydılar.
Bir tek tercüman karışık giyinmişti; ben arada elçiyim; tercümanım der gibiydi.
Sahada göze batan hiçbir şey yoktu.
Fakat;
Sahanın belirli yerlerine konulan antrenman kuklaları bile aynı boy aynı renkti.
Yani onlarda tek tipti.
Herkes disiplinli,
Herkes sessizdi.
Aslında;
Teknik Direktör’ün sesinden başka duyulan ses, gözünü dışarıya kaçıran, tribüne oynayan yoktu.
Çay içerken umurlarında bile değildim.
Birden;
Fuat Hoca, sahada bir iki antrenman formatı hazırlığı ve uygulaması sırasında,
Kırk yıl önce okul takımımda uyguladığım birkaç metot gözümün önüne geliverdi.
Fuat Çapa’nın neden ısrarla havadan oynattığına oracıkta hak verdim.
Şöyle..!
Osmanlı Tokadı çok mühim ve nam salmış bir şamar şeklidir mesela..
Şimdi böylesi şamar atan çıkar mı bilmem ama..
Tam avuç içiyle vurulmuş olmasının bir maksadı olmalı..
Neyse;
Futbol ayakla oynandığından, Osmanlı Tokadını bir kenara koyalım..
Demem o ki;
Bu ayak içi diyorum; avuç içi kadar mühim..
“Ne olur bir avuç su” diyor ya “muhtaç” sahibi..
O hesap;
Osmanlı Tokadı; avuç içine,
Türk Futbolu; ayak içine muhtaç gözüküyor.
Her bi şey asıl iç’e muhtaç ve aç.
İç’ten olmadıkça hiçbir işte başarılı olmak mümkün değil.
Velhasıl dışına ne giyersen giy, iç çok ama çok mühim.
Bu arada;
Tokat atarken avuç içine,
Futbol oynarken ayak içine denk getirmek lazım..
Bayramlaşırken de öyle..
Ben kılığa kıyafete bakmam, hele ayağa h’iç.
Ben dışa değil içe önem veririm.
Zira;
Terlik’miş, saç’mış, ortaya karışık’mış; umurumda olmaz.
İnsanın dışı değil, içi gülümsüyor ise epey yol almışsınız demektir.
Hele bu çocuklar ayak içi ile düzgün pas atabiliyor,
Bayramlaşırken el öpüyor, yanak dokunduruyor mu.?
Bi tarihte;
Zamanın ilçe kaymakamızın makamına 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı arifesinde (o tarihte bu isimle kutlanıyordu) eşofmanla girdiğim için müthiş bozulmuş, bakışlarıyla beni o kadar insanın içinde bi güzel dövmüştü.
Yetmedi birde azarlamıştı.
Çık demiş; makamından çıkmamıştım.
Çalışmalar esnasında telefonla acil olarak çağrıldığımdan,
Direnmiş;
Beden Eğitimi Öğretmeniyim ve resmi kıyafetim bu demiştim.
İnanamamış, epey bir yönetmelik karıştırtmıştı.
Sonra sıkı dost olduk.
Dışımdan hemen okumuş, iç’imi sonradan sökmüştü.
Bu hikayeden ders ve esinle asla dışa takılmam..
Ne diyordum..
Şekil olarak ayak içi ile yapılan paslar yerine ulaşıyor da..!
Ayağın dışı ile kurulan cümleler, gönül kırıyor.
Demem o ki;
Boluspor.
İç sahada,
Dış sahada galip gelsin.
İç’ tenlikle ve kendi adıma söylüyorum.
Başka h’iç bir şey istemiyorum..
Ayrıca başta;
Santos’un, Guido’nun, Sane’nin, Bentley’in, Diarra’nın, Arapi’nin, Te Vrede’nin, Puepon’un ve tüm futbolcularımızın Bayramını tekraren kutluyorum.

 

 

1293 kez okundu.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Yorum yazın

Yorum ekleyebilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor
  • Yorumcuların Dikkatine...
  • İmlası çok bozuk,
  • Büyük harfle yazılan,
  • Habere değil yorumculara yönelik,
  • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
  • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
  • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen yorumlar
  • KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
  •  
  • Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.
Yazarin diğer yazıları
0.19283413887024