FINDIKKIRAN BOLU'SU

Mustafa Nuri Gürsoy

23 Ekim 2016
Mustafa Nuri Gürsoy

Elin;
Fındıkkıran Balesi.!!
Rus besteci Çaykovski'nin 1891 yılında bestelediği son balesi,
Küçük Alman kız Clara Stahlbaum'un yeni yıl hediyesi olarak aldığı fındıkkıran oyuncağı ile ilgili rüyalarını konu alan büyü-masal tarzı bir eseridir.
Bizim;
Fındıkkıran Bolu'su.!!
Abantspor ile Bolu Gençlik’in birleşmesi sonucu 1965 yılında kurulmuş,
Tam 20 sezon süper ligde boy göstermiş,
Süper Ligi kafaya koymuş,
Küçük şehrin büyük öyküsüdür.
Rüyalarımızın gerçek kahramanı,
16 maçtır yenilmeyen Fındık Diyarı Giresunspor'u deplasmanda 2-1 yenen
Yarenlerin diyarı Boluspor'udur.
Hepimizin canısı'dır
O yeşil sahaların Fındıkkıran Bolusu'dur.
Mevzu fındıktan açılmışken;
Saha fındık tarlası.!
Sahadaki on birimiz anasının gözü, fındık kurdu gibiydiler.
Payır payır oynadılar, sahanın her yerinde efil efil estiler.
İzledikçe yüreğimizse su serptiler.
1-0 mağlup iken dahi yüzümüz kızarmadı. Ateş basmadı. Rahattık.
Zira oyuncularımız,
Sahanın her bi yerini teşbih'en.. ellediler/bellediler/kemirdiler..
Basmadık toprak, ezmedik çimen bırakmadılar maşAllah.
Fuat Hoca,
Oyuncularını antrenmanlarda pişirmiş, her birini futbol manasında kavurmuş.
Fuat Çapa Hocamızın eline sağlık.
Çapaklı gözlerin maalesef gözünü açmış oldu.
Dua aldı bizden.
Haftaya fındık'tan sonra,
Antep'in meşhur baklavasının da tadına bakmak şart oldu şimdi.
Horoz, fındık, baklava derken hem midemiz bayram ediyor,
Hem de puan tablomuz.
Hoca;
Doğal olarak, Giresun'da fındık kıracak kadroyu bozmamış.
Kötü sahada bi nevi fındık kıran futbolu oynadılar.
Top zeminde kadirlik yaptıkça, futbolcularda sahada sektiler/sıçradılar.
En istekli oyuncularımızdan biri Murat Yıldırım'dı.
Isıran koşan rahatsız edendi. İştahlıydı.
Stoperlere bastı yakın oynadı huzursuz etti düzgün pas yapmalarını engelledi.
İki gol fırsatı yakaladı ki; kafasına yanıyordur şimdi.
Asist'ler Emre Kılınç'tan geldi.
Sayesinde dalından ilk fındığı koparan Murat olacaktı, olmadı.  
Emre Kılınç'a özel bir yer açmak lazım.
Mükemmel oynadı.
Özgür'e yardım etti, kademesine girdi, adam kovaladı, top çıkardı.
Defansa yardım etti, orta sahanın solu gerisi önü demedi.
Şut attı, yardım etti, faul yaptı, faul aldı.
İki golde de asistler onundu.
10. dakikada bir gol kaçırdı ki.?
Orta yaptığı topa yetişerek gol atıyordu mesela.
Çok koştu hiç yorulmadı.
İki haftadır onu eleştiriyordum. Emre bu değil diye.
Emre budur.!
Harika bir maç çıkardı.
Onun işi sahada fındık kırıp keyfine bakmak.
Özgür Özkaya ile sol kanadı tuttu, duvar ördü, yetmedi sıva, sonra ince işçilik müthişti.
Biri birilerine yakın oynadılar yardımlaştılar.
Özgür Özkaya soldan sağa 50-60 metrelik paslar attı. Hiç yatmadı diriydi.
Tunahan iyi çocuk. Eksiği çok ama inanılmaz iyi niyetli, fedekar.
Bazen Volkan gibi adamları elinin altından kaçırıyor.  
Bolusporun oyun karakteri oturuyor.
Her bir oyuncu iyi niyetli. Takım olarak her maç üstüne koyuyorlar.
Direnç, yardımlaşma, inanmışlık güzel. Takım uyumu/oyunu göz okşuyor.
Görüntüler göz okşuyor, kalbimiz güzel atıyor, ciğerimiz rahat nefes alıyor.
Oyun, koşu, pozisyon ve takım olarak iyi olduğumuz anda penaltı golü ile geriye düştük.
Özgür İleri bu maçta bir kaç basit hata yaptı, olmadık yerlerden serbest vuruşlara neden oldu.
Bunlardan biri penaltı, diğeri ıska geçtiği/sektiği andı ki; rakip kaleci ile karşı karşıya kalmıştı.
Takım tek top oynamaya başlamış. Bu maçta ve bu sahada daha iyi olan taraftı bu manada.
Ver kaçlar, ikiye birler, adam eksiltme üzerine kurulmuş üçgenler harikaydı.
Bu patates tarlasında bu pas trafiğine özenen bir takımın iyi bir zeminde yapacağı iş ve bağlı futbol seyredilmeye değer olacak.
İkinci yarı Giresun istekli ve baskılı oynadı.
Biz yaslandık, onlar uslanmadı.
20 dakika top onları sevdi, oyun ve topla oynama yüzdesi onların inisiyatifine geçti.
Peopon sahada yok gibiydi, topla fazla görünmedi amma iki gol attı. 
Jansen topu bilen takımdaki en iyi yabancı bence.
64. dakikada dripling yaptığı pozisyonuyla, tam 5 (beş) dakika, ihtiyacımız olduğu anda oyunu soğutma fırsatı bulduk.
Hem sarı kartı aldırdı,
Hem frikik kazandırdı, kullandı, sakatlık/tedavi ve ardından korner geldi.
O kornerle, ikinci direkte bekleyen Peopon 69'da golü buldu.
Yine aynı Emre bir başka asist ile aynı Peopon'u 82. dakikada topla buluşturunca gole ulaşmış olduk.
Nefis bir sağ dış ayak vuruşu idi Peopon'un şutu.
Top, kaleci uzandıkça uzaklaştı sanki.
Birinci devre Giresun'un penaltı haricinde nerede ise pozisyonu yoktu.  
Maç 2-1 galibiyetimizle devam ederken,
Andre Santos, iki yüzde yüzlük pozisyon yarattı ki; inanılmazdı.
Biri Jansen, diğeri Emre'ye olmak üzere ceza sahasına sol ayağı ile top bırakmış, bu iki oyuncu kaleci Eser ile karşı karşıya kalmıştı.
Maç bir anda dört-beş olacak,
Tadından yenmez olacaktı.
Haftaya Antep Baklavası var.
Taraftar olmadan olmaz.
Tribünler dolmalı.
Mazeret yok.
Zira;
Küçük Şehrin Büyük Öyküsü
Taraftarsız öksüz olur.
Onu söyliyim..

 

2361 kez okundu.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Yorum yazın

Yorum ekleyebilmek için üye girişi yapmanız gerekiyor
  • Yorumcuların Dikkatine...
  • İmlası çok bozuk,
  • Büyük harfle yazılan,
  • Habere değil yorumculara yönelik,
  • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
  • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
  • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen yorumlar
  • KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
  •  
  • Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.
Yazarin diğer yazıları
0.044048070907593